Kaç kez dile getirdim, kaç kez eleştirdim ama tınlayan olmadı.

Ramazan bayramı nedeniyle Mustafa Bozbey, Erkan Aydın ve Şadi Özdemir’in (Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz bu eleştirilerden ari değil) boy boy fotoğraflarıyla doldu ‘Bilboardlar!’

Kentin dört bir yanında ne tarafa dönsek bu hazretleri görüyoruz.

Sanki ceplerinden ödüyorlar oraya koydukları fotoğrafların parasını…

Yapmayın arkadaşlar, sevimsiz oluyorsunuz!

****

Hiç mi ders almadınız geçmişten?

Eğer fotoğrafla olsaydı Alinur Aktaş yüzde 92 ile seçimi kazanmıştı. Bursa’ya 7 yıl kaybettiren bu vatandaş, sanki bu kent onu tanımıyormuş gibi, sanatçı gibi posterini astırıyordu duvarlara, panolara…

Keza Turgay Erdem, Nilüfer’in her yanında fotoğrafları vardı. Ne oldu? Rengi solmadı mı?

Bunlardan ne fe farkınız var Sayın Mustafa Bozbey, Erkan Aydın, Şadi Özdemir?

***

İçişleri Bakanlığı’nı da anlamıyorum. Bu konuda net genelge var, hizmet dışında fotoğraf konulamaz diye…

Ekrem İmamoğlu’na kumpas kuracağınıza, çıkarsanıza bunlara zimmet; ceplerinden ödesinler de görelim bakalım yapabilecekler mi bu kabadayılığı…

****

Fotoğraf asmakla seçim kazanılmayacağının en somut örneği Mansur Yavaş…

Tarih 27 Şubat 2024…

Yer Ankara Kalecik ilçesi

Mansur Yavaş kürsüden konuşuyor:

Rakibim ‘Beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yok’ diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklam için kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulundukları ilçeleri kendi kafalarının fotoğraflarıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın, insanların gönlüne girmek önemli.”

(28 Şubat 2024, Çarşamba, Cumhuriyet, sayfa 5).

****

Mansur Yavaş yüzde 60 oyla seçilirken, AKP adayı yüzde 30’u bulamadı.

Gelin vazgeçin bu sevdadan, o panolara yaptığınız hizmetleri anlatın; henüz bir şey yapmadıysanız oraları Bursa’nın tanıtımı için kullanın!

Hiç olmazsa Bursa’nın parasını boşa harcamayın!

TÜKETEREK DEĞİL ÜRETEREK GELİŞİR TÜRKİYE

Boykot doğrudur, yanlıştır, o ayrı tartışma konusu… Ancak ‘Tüketimden gelen gücümü kullanacağım’ demek neden soruşturma dahası gözaltı konusu olsun?

Akıl tutulması bu!

Sıkıyönetim dönemlerinde bile bu tür uygulamalar yoktu.

Tek adam rejiminin topluma biçmeye çalıştığı dar elbiseye karşı direniş devam edecek ama tüketmeyerek ama meydanlarda hak arayarak…

Ayrıca bir günlük az tüketimden bu toplum batmaz. Batarsa üretmediği halde tükettiği için batar!

Ben mi buldum, yoksa birinden etkilendin mi bilmiyorum, her daim şu sözü söylerim:

Çağdaş insan az tüketen insandır.”

CHP’ye önerim 2 Nisan tarihini, sıfır tüketim günü olarak belirlesin, herkes o gün daha az tüketmeye çalışsın!